ein Bild ein Bild
KAVŞAK SUYUMUZA SAHİP ÇIKALIM,TORUNLARIMIZA DA KALSIN.

   
 
  Anekdotlar

        Zeki Kaval
  Bartın"ımızın­ eski halk filozoflarından, Nasretin Hocaya pabucunu ters giydirebilecek kadar kıvrak zekalı, şakaları
ve nükteleriyle tanıyanlarının tiryakisi oldukları harika bir
kişilik idi. O rahmetli olduktan sonra sevenleri yıllarca hikayelerini birbirine anlatarak yaşadılar. Fakat Bartın vilayet olup hızla nüfusu karman karışık olarak artınca neredeyse tamamen unutulmaya yüz tuttu. Şimdi hikayelerini yalnızca sevgili oğullarından Şükrü Kaval"dan, Hamam sokağındaki çantacı dükkanında oturup dinleyebilirsiniz. Ben fırsat buldukca Şükrü"den   
dinlediğim babasının hikayelerini yazmaya çalışacağım.


          Tımarhanemi Var
Zeki Kaval mahallenin muhtar azalarındandır.Muhtar bir yere gittiğinde imza yetkisi ondadır. Günlerden bir gün dükkana, giyimlerinden köyden olduğu belli olan ana, baba ve 18 yaşlarında semelek bir oğlan gelir. Baba derki "Muhtar emmi, Bizim oğlanı görüyosuy, hem semelek hem delişmen bi şey. Biz garıynan otuduk düşündük. Biz bu oğlanı everüp baş göz edesek belki bu oğlanıy aklı başına gelü dedük, onuyçün şu keyada seniy imzay lazımmış onu bi atıva " der. Muhtar emmi şöyle bir oğlanı inceledikten sonra patlatır:" Ulan gavat garınıy şeyiniy içinde tımarhanemi varki seniy bu salak oğlanı iyileşdüsün, hastir git, bi daha da gelme"

..............HOŞGELDİYİZ............
 



7Spins hit counters




*****************************

 
Site Tasarım : Mehmet Yağcı